BELIEVE IT! OR NOT!


ÖZGENUR REYHAN GÜLER

1985 yılının hiç umulmadık bir döneminde dar sokakların arasında , huzurun ve mutluluğun aslında yeni kurulmuş bir ailenin çocuk özlemiyle ısınan sıcacık evinin cam kenarından dışarıya yansıyan bir bölümünde ufuklarda ben görülmüşüm. 1986 yılının kasımında soğuk bir hastanenin ıssız ve bir o kadar da karmaşıklığında dünyaya geldikten sonra, zamana kapılıp anne ve babamın bir anlamda hayatı olmaktan ibaret başlayan yaşamım, bakıma muhtaç, ele avuca sığmaz, savunmasız bir bebeklikten hayatı tanımazken ve bu arada zamanın nasıl geçtiğini anlamazken 7 yaşında hiç anlam veremediğim bir şekilde çantamla birlikte okula sürüklendiğimde farkettim ki hayat başlayalı çok olmuş.

Uzun bir dönem hayatı tanımaya başlamış bir genç kız olma adayıyken sonunuda okul hayatının ikinci başlangıcı olan üniversiteye başladım. Aslında yılların emeklerinin hiç tahammül edememişken kendimi derslere yığılmışcasına yaşamış bir karakterden ibaret görmüyordum. Taaki üniversiteye adım atana kadar. Aileden uzaklaşıp hayatı şimdi tanımaya başlamışım , halbuki bu kelimeyi her yeni yaşımda kullanmışım. Ama anladım ki yeni bir yaş, yeni bir hayat demekmiş.

Şimdi hayatın tam ortasındayım. O dar sokaklarda soğuk bir akşamın sonunda mutluluğu yansıtan o çiftin tek ve en güzel kızıyım. Ve artık kararlarının kendi başına verebilen hayatı kendi adımları ile arşınlayan biriyim. Herşeyden önemlisi, bu defa yeni bir hayat yerine kendi hayatını istediği gibi yönlendirebilen, düşünen ve sonuçlandıran bir genç kızım . Şimdi önümde güzel günler, güzel yıllar, hatta zamanlar var ve biz bu zamanlar içinde varolmuşken şu felsefeyle yeni bir çağ açtım kendime,

Nepal der ki ;

“Karakterin senin kaderindir.”

"ÖZGE"çmiş

Lisans eğitimini Kültür Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi, Sanat Yönetimi Bölümü’nde burslu olarak tamamladı . Sahne Sanatlarında uzmanlaşmış Sanat yöneticisi olarak Yüksek Onur Belgesiyle mezun oldu.(2008) İstanbul Bilgi Üniversitesi “Kültür Yönetimi” bölümünde Master eğitimini tamamladı (2012). Tez konusu "İstanbul İlçelerindeki Demografik Yapının, Yerel Yönetimlerin Kültür Politikaları Üzerindeki Etkisi 'Bayrampaşa Belediyesi Örneği "
2006'da TRT İstanbul Radyosu Çok Sesli Gençlik Korosu’nda Gökçen Koray yönetiminde 1yıl soprano olarak çalıştı ve çeşitli konserler verdi. “Atatürk Orotoryosu”nda görev aldı, “Keşanlı Ali Destanı”nda Zilha karakterini canlandırdı. Birçok oyunun reji aşamasında bulundu. Muammer Karaca Tiyatrosu'nda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı. 20 ülkeye seyahat etti ve gözlemlerde bulundu.


2008 – 2010 sezonu Beyoğlu Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nde Kültür Koordinatorluğu görevini üstlendi. 2010 'dan bu yana Kültür-Sanat Koordinatorlüğü görevini, Bayrampaşa Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nde başarıyla sürdürmektedir.
Aynı zamanda; İstanbul Aydın Üniversitesi, Türkiye Araştırmaları Merkezi (TAM), Kent ve Kentlileşme Araştırmaları Koordinatorlüğü'nde Proje Danışmanlığı ve İstanbul Aydın Üniversitesi Anadolu BİL M.Y.O. Yerel Yönetimler Bölümü Öğretim Görevliliği yapmaktadır.
Beyoğlu Dergisi, Beyoğlu Gazetesi, Avrupa Bülteni, Bayrampaşa'da Hayat Dergisi'nde Kültür, sanat üzerine yazıları yayınlanmaktadır.

Soru sorabilirsiniz

Öneri yapabilirsiniz
Aydin univ Kentin sifreleri 7. Hafta programimizda “Kent ve Sinema” paneli Zeki Alasya ve Ali Ozgenturk” ile basladi.

Aydin univ Kentin sifreleri 7. Hafta programimizda “Kent ve Sinema” paneli Zeki Alasya ve Ali Ozgenturk” ile basladi.

ŞİMDİDEN KAYDINIZI YAPTIRIN..!

ŞİMDİDEN KAYDINIZI YAPTIRIN..!

Aşk yalnizca bir beden degildir. Ya da bir kalp atisi.. (Taken with Instagram)

Aşk yalnizca bir beden degildir. Ya da bir kalp atisi.. (Taken with Instagram)

Bayrampaşa Gençlik Orkestrası →

ŞEHİR TİYATROLARI MESELESİ

Şehir Tiyatroları eski adıyla Darülbeda-i şüphesiz ki ülkemizde sahne sanatları alanında doygunluk seviyesine ulaşmış, gerek imkanları, gerek faaliyetleri ile sanatseverlerin tercihi halini almıştır. Çokkültürlü bir felsefeyle ve özenle seçilen oyunlar her türlü dine, dile, mezhebe ve görüşe sadık kalarak oluşturulan repertuarlar ile ciddi bir takipçi seviyesine ulaşmışır. Gelgelelim ki son zamanlarda yaşanan özelleştirme krizi , tiyatro sanatçılarının ve tiyatro severlerin gündeminde “sanat” olgusundan farklı politik bir ilgi alanı yaratmıştır. Oluşturulan bu ideolojik tavır , tiyatro sanatının anlatmak istedikleriyle bağdaşmamaktadır.

 Kabul edilmelidir ki; Genel Sanat yönetmeni, 2 sanatçı temsilcisi, Tiyatro müdürü ve Büyükşehir temsilcisinden oluşan bu mevcut yönetim, yeni yönetmelik ile daha tarafsız, daha adil bir yapı halini alacaktı ki; bir takım başkaldırılar münasebetiyle özelleştirme politikası kararı alındı.

 Şehir Tiyatroları’nın özelleştirilmesi ve yeniden yapılandırılması ile; ülkemizde gerek kendi imkanlarıyla, gerek kültür bakanlığı desteğiyle yol almaya çalışan Özel tiyatrolarımızı da canlandıracak ve daha olması gereken bir yapıya ulaşacaktır.

İlçe belediyelerinde gişe kaygısıyla oyun sahneleyen özel tiyatrolar, artık şehir tiyatrolarının çatısı altında ihale usülü ile rahat nefes alabilecekler.

 Öneriler;

İlçe Belediyelerinin tiyatroları kurulmalı ve şehir tiyatrolarının kadrolu yönetmen, oyuncuları ilçelere dağıtılmalı,

Özelleştirme politikaları kapsamında tüm sanatçılara prim ödenmeden sigorta yapılmalı ve  bunun kanunu çıkartılmalı,

Sanatçılara emeklilik hakkı verilmeli ve belediyelere yönlendirilerek yerel tiyatrolar canlandırılmalı.

Yerel yönetim yardımı olmadan ,Merkezi yönetim kanun çıkarmalı, kültür ve sanat faaliyetlerini destekleyen kuruluşlara vergi muafiyeti getirilmeli ve  sponsorlar üzerinden işletilmeli,

Devlet sanatı, sanatçıyı desteklemeli fakat maaş vererek değil, sosyal imkanlar tanıyarak, mekan ve imkan tanıyarak onlara fırsat yaratmalıdır.

                                                                                                                                              Özgenur Reyhan GÜLER

Kültür Yöneticisi